Akademik Aile Hekimliği Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

27-28 Haziran 2007 tarihlerinde Bursa’da Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalının ev sahipliğinde Akademik Aile Hekimliği’nin bileşenlerinin tartışıldığı ve sorunlarının ortaya konulduğu “I. AKADEMİK AİLE HEKİMLİĞİ TOPLANTISI” nda 13 Ana Bilim Dalı Başkanlığı ve 1 Eğitim ve Araştırma Hastanesi temsil edilmiştir.

Akademik Aile Hekimliği’nin tanımı, gereksinimleri, sağlık alanındaki politika ve uygulamaları ile ilişkisi  ve etkileşimi, nasıl organize edileceği konuları akademik bir ortamda her yönü ile tartışılmış olup aşağıdaki kararlar alınmıştır.

  1. Aile Hekimliği Disiplinin gelişebilmesi için eğitim, araştırma ve uygulama alanlarında birinci basamağa özgü bilgi üretilmesi ve yaygınlaştırılmasını sağlamak için çalışan kişiler akademik aile hekimidir.
  2. Akademik Aile Hekimliği’nin gelişmesi ve yaygınlaşması önünde önemli engeller mevcuttur.  ŞÖYLEKİ:
  3. Mezuniyet öncesi eğitimde aile hekimliğinin yeri ve görevleri konusunda bir çok akademik birimin önemli çaba ve başarıları olmakla birlikte henüz teorik ve pratik düzeyde bir standardizasyon sağlanması başarılamamıştır.
  4. Asistan eğitimleri bilimsel temeli, eğitim teknikleri ve hedefleri açısından  ortak bir zemine oturtulamamıştır.  Bu konudaki zaaflar, aile hekimliğinin geleceği açısından önemli tehlikelere yol açacak niteliktedir.  Bu konuda yasal engeller ileri sürülerek zaman kaybedilmesi söz konusu olmamalıdır.
  5. Asistan eğitimlerinde alan eğitimi uzmanlık eğitiminin önemli bir parçası olarak yerini almalıdır.
  6. Akademik Aile Hekimliği  için eğitim ve araştırma etkinliklerini Birinci Basamak’a özgün şekilde gerçekleştirilebilmesi için uygulama alanlarına gereksinim vardır. Bu alanlarda verilen hizmet rutin hizmet olmayıp eğitim ve araştırmaya destek amacı ile sunulan hizmet olmalıdır. Ülkemizde Aile Hekimliği Disiplini kurulduğu günden beri ihtiyacı olan birinci basamakta eğitim, uygulama ve araştırma alanı ile ilgili sorunlar yaşanmıştır.  Halen pilot illerde yürütülmekte olan sağlık uygulamalarında ise Aile Hekimliği adı özensiz ve sorumsuzca kullanılırken bu sorun adeta görmezden gelinmektedir.
  7. Eğitim Hastanelerinde şeflikler kurulmadığı gibi buradaki asistan eğitimlerinin Üniversite akademik birimlerince bağlantılı olarak yürütülmesi gündeme bile getirilmemiştir. Eğitim Araştırma Hastanelerinde Aile Hekimliği Uzmanlık Programları’nın koordinatörler aracılığı ile sürdürülmesine acilen son verilmelidir.  
  8. Aile Hekimliği Ana Bilim Dalları kendi arasında çok daha işbirliği içinde, birbirinden haberdar olarak davranmalıdır. Aile Hekimliği Uzmanları ekonomik avantajları nedeniyle mevcut uygulama içinde yer almaktadır. Aile Hekimliği Akademisyenliği Ana Bilim Dallarının geleceği açısından özendirilmeli ve desteklenmelidir.
  9. Sağlık hizmetlerinin yasal çerçevesi ve buna bağlı olarak da sağlık uygulamalarında önemli bir değişimin yaşandığı günümüzde Aile Hekimliği Uzmanları ve Akademisyenleri süreçte belirleyici olmadıkları gibi seslerini duyurmakta da yetersiz kalmışlardır.
  10. Birinci Basamakta sunulacak hizmetin sürekliliği ve yüksek niteliğini koruyabilmek için kurumlar arasında sevk sistem kurulmalıdır. Aynı alanda çalışan hekimler arasında hizmet bütünlüğünün zarar görmemesini sağlamak amacıyla bazı koordinasyon noktaları oluşturulmalıdır.
  11. Aile Hekimliği Disiplininin önemli bazı ilkeleri yeni sağlık uygulamaların temel söylemini oluşturuyor olması ve bunların hayata geçirilememiş olması disiplinimizin yanlış anlaşılmasına ve hak etmediği şekilde eleştirilmesine sebep olmuştur.
  12. Yasal çerçeve yeterince çizilmeden ve gerekli düzenlemeler yapılamadan uygulamalar başlatılmış birbiri ile çelişen uygulamalar günü kurtarmak anlayışı ile gündeme getirmiş ve sağlık alanında önemli bir kaosa neden olunmuştur. Sistemin finansmanı net bir şekilde tanımlanmamış, GSS bilinmeyen bir zamana ertelenmiş, sevk zinciri rafa kaldırılmış ve aile hekimliği uzmanları anlaşılamaz bir şekilde mecburi hizmetle pilot bölgeler dışına gönderilmiş ve halen gönderilmektedir.
  13. Pilot uygulama başlatılan il sayısı çok fazla olup “pilot uygulama” olmaktan çıkmıştır.
  14. Hali hazırda yedi günlük eğitimlerle verilen ve biteceği tarih belli olmayan “Geçiş Dönemi Eğitimleri” sadece bir oryantasyon kursu haline dönüştürülmüş olup bu eğitimlerle ulaşılmak istenen şey sözleşmeli hekimlik gibi görünmektedir. Mevcut durumun, WONCA (Dünya Aile Hekimleri Birliği) ve WHO (Dünya Sağlık Örgütü)’ nun önerdiği, birinci basamakta yalnızca bu alanda uzmanlaşmış hekim çalıştırılmasını gerçekleştirmeye yönelik geçiş dönemi önerisi ile ilgisi bulunmamaktadır.
  15. Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen “geçiş dönemi eğitimleri”nde görev alan Eğitim Koordinatörleri için görev tanımı olmadığı gibi eğiticilerle ilgili izleme kriterleri de bulunmamaktadır.  Eğitimlerin nerede, kimler tarafından yürütüleceği konusu son derece keyfi ve günü kurtarmak adına yapılmakta, eğitimlerin genel değerlendirilmesi yapılmamaktadır.
  16. Bu süreçte (Geçiş Dönemi) aile hekimliği uzmanlık eğitiminin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gerekirken bununla ile ilgili hiçbir düzenleme ve çalışma yapılmamıştır. Aile Hekimliği Uzmanlarının aldıkları eğitim hiçe sayılmış edindiği bilgi ve becerileri kullanma olanağı verilmemiş, geçiş dönemi eğitimleri sonucunda yetkilendirilmiş pratisyen hekimlerin aile hekimliği uzmanları ile aynı hatta daha fazla haklara sahip olması tüm hekimlerin uzman olmaya çalıştığı bir ortamda bile aile hekimliği uzmanlık eğitiminin tercih edilmemesine sebep olmuştur. Akademik birimler disiplinin ilkelerine uygun hekim yetiştirebilmek için yaratıcılıklarının sonuna yaklaşmışlardır. Pilot bölgelerde Aile Hekimliği Akademik Birimlerine uygulama içerisinde yer verilmemesi plansızlıktan çok bilinçli bir ayırma politikası gibi görünmektedir.
  17. Aile Hekimliği Uzmanlarının hizmet sunması hedefleniyorsa, bir yandan ortak dil oluşturulmasına yönelik kısa süreli eğitimler sunulurken diğer yandan uzmanlık eğitimi ile ilgili kalıcı çözümlere de hazırlık yapılması gerekir. Uzmanlık eğitimlerine katılanların sayısının giderek artacağı, geçiş dönemi eğitimi almış aile doktorlarının zamanla azalacağı bir dönem yaratılmalıdır.
  18. Aile Hekimliği asistan kadroları mecburi hizmetten muaf olma vb. uygulamalar ile tercih edilebilir hale getirilmeli ve sayısı arttırılmalıdır. Uzmanlık eğitimi sonrasındaki çalışma koşullarında da uzman olmanın farkı gösterilmelidir (öncelikli olarak yerleştirilme vb.). Ne kadar sürede fazla sayıda Aile Hekimliği  Uzmanı yetiştirilebileceği konusunda projeksiyonlar yapılmalı ve bunlar bakanlığa sunulmalıdır.
  19. Geçiş dönemini planlanırken zaman zaman farklı platformlarda gündeme getirilen yarı-zamanlı (part-time) uzmanlık eğitimi şu aşamada kesinlikle uygulanmamalıdır.  Bu projenin Sağlık Bakanlığı’nın gündeminden kaldırılması için şimdiden gerekli başvuru ve kamuoyu çalışmaları yapılmalıdır.
  20. Belirlenmiş olan sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi Sağlık Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurumu, Devlet Planlama Teşkilatı, Türk Tabipler Birliği ve Uzmanlık Derneklerine en etkin bir şekilde iletebilmek için deneyimi, birikimi ve iletişimi yüksek bir lobi grubuna gereksinim vardır.
  21. Akademik Aile Hekimliğini geliştirmek, hızlandırmak, güçlendirmek ve sesini daha yüksek bir şekilde duyurabilmek amacıyla örgütlü bir yapı oluşturulması için çalışmalar yapılmasına ve bu amaçla bir çalışma grubu oluşturulmasına karar verilmiştir.

Bu çalışma grubunda  Prof.Dr. Nazan BİLGEL, Prof.Dr. Erol SEZER, Prof.Dr. Selma ÇİVİ, Prof.Dr. Dilek GÜLDAL, Prof.Dr. İlhami ÜNLÜOĞLU, Prof.Dr. Okay BAŞAK, Doç.Dr. Selçuk MISTIK, Doç.Dr. Mehmet SARGIN ve Yrd.Doç.Dr. Hakan ÖZDEMİR’in yer almasına karar verilmiştir.

Bize Ulaşın
Her türlü bilgi, öneri, istek ve danışmanlık soruları için
dernek yönetimine info@tahad.org e-posta adresinden ulaşabilirsiniz.
İletişim